İZ NO.2: KENDİNE AİT BİR ODA - VİRGİNİA WOOLF

İz Serisi boyunca dönüp tekrar okuduğum, her baktığımda da farklı anladığım cümleleri, hikayeleri paylaşacağım. Bunlar sevdiğim romanlardan, hikayelerden, bazen de denk geldiğim bir köşe yazısından olacak. Her hafta bir küçük yazıyı kendime ve size hatırlatmak istiyorum. Kelimelerin bizi ayağa kaldıran, sarıp sarmalayan gücünü hissettiğimiz günler olsun


Çizim, biricik dostum Yasemin Erol'a ait. Kendisi İz serisinde bana çizimleriyle eşlik edecek. Kendisini takip etmek isteyenler için İnstagram: @yaseminerolla 


İZ NO.2

KENDİNE AİT BİR ODA - VİRGİNİA WOOLF

“...Ama kadınlar için diye düşündüm, boş raflara bakarak, bu güçlükler çok daha fazla ürkütücüydü. Bir kere, aile gerçekten varlıklı değilse, ya da soylu değilse bırakın sakin bir odayı ya da ses geçirmez bir odayı, kendine ait bir odası olması bile söz konusu değildi kadının, on dokuzuncu yüzyılın başına kadar durum buydu. Evleneceği erkeğe verilen para, ki kızın babasının iyi niyetine bağlıydı bu, sadece üstüne başına yeterdi kızın, hepsi de yoksul erkekler olan Keats, Tennyson ya da Carlye’ı avutan şeylerden bile yoksundu kız, bir gezintiden, Fransa’ya kısa bir yolculuktan, ne kadar perişan olsa da kendisini ailesinin taleplerinden ve baskılarından koruyan ayrı bir evden. Bu tür maddi zorluklar çok ürkütücüydü; ama maddi olmayanlar çok daha kötüydü. Keats ve Flaubert ve diğer üstün yetenekli adamlar dünyanın kendilerine kayıtsız kalmasına güç dayanıyorlardı, ama kadınlara baktığımızda bu kayıtsızlığın yerini düşmanlık alıyordu. Dünya kadına, erkeklere dediği gibi ‘İstersen yaz, umurumda değil’ demiyordu. Dünya kaba kaba gülerek, ‘Yazmak mı?’ diyordu. ‘Yazman ne işe yarıyor?’”



İçten gelen not: Billie Marten - Bird

Yorumlar

Popüler Yayınlar