ARABA KULLANMAYI NASIL ÖĞRENDİM? - BEN NASIL GÖRDÜM?




Tiyatroya neden gittiğimizi sorguladığımızda ulaşacağımız nedenlerden biri gerçeklerle yüzleşmek olacaktır. Gündelik rutinimizin içinde görmediğimiz, yabancı kapıların ardında gizlenen gerçeklerin farkına varabilmek… Ve onlara üstten bir bakışla değil, olabilecek en insani haliyle tanıklık etmek, o kadar yakınında hissetmek ki gözlerini yer yer sahneden kaçırmak… “Araba Kullanmayı Nasıl Öğrendim? ” tanıklık etmesi zor hikâyesiyle bir kadının 40 yaşından 11 yaşına uzanan yolda maruz kaldıklarını anlatıyor. Bir pedofili hikâyesine eğilen oyun, genç bir kızın ruhsal ve fiziksel yaralarına açılıyor. Yalnızca bir çocuğun başına gelenlerin değil, onun dünyayı tanıdıkça kendini bulduğu yerin de resmini çiziyor. Ne anlaması ne sindirmesi ne de unutması kolay bir oyun. Araba Kullanmayı Nasıl Öğrendim, var olanı tüm çarpıklığıyla sunuyor ve ardından en zorunu soruyor:

“Peki, sana bunu kim yaptı?”
“Tüm bunlar yaşandığında sen kaç yaşındaydın?”

Paula Vogel’in Lolita’dan ilham alarak kaleme aldığı Araba Kullanmayı Nasıl Öğrendim oyunu bir kadının karanlık dünyasına açılıyor. Oyunun merkezinde bir aile bulunuyor. Bir çocuk için güven alanı olmasını beklediğimiz aile, oyunda Fındık’ın hayat boyu taşıyacağı yaralarının kaynağı oluyor. Fındık dünyayı eniştesiyle tanımaya başlıyor. Araba kullanmayı ondan öğreniyor, ailesinden usandığında kendisini eniştesiyle buluyor. Eniştesine karşı hissettikleri güvenden korkuya, korkudan zehirli bir bağlılığa dönüşüyor. Onunla yakınlaştıkça kaybettiklerini, Fındık ancak eniştesinden uzaklaşınca fark ediyor. Takvimde ileri geri giderek yıllara yayılan fiziksel ve psikolojik istismarı izliyoruz. Oyun boyunca vites değiştiriyor, Fındık’ın araba kullanmayı nasıl öğrendiğini dinliyoruz. Fındık 40 yaşına ulaştığında eniştesinden geriye bir ehliyet ve paramparça olmuş benliği kalıyor. Paula Vogel’in çizdiği resmin karmaşıklığı çok güçlü bir metin oluşturmuş. Sergilemesi de metni gibi güç olan bu oyunda, Fındık rolünde Özlem Zeynep Dinsel’i izliyoruz. Oyun açısından oldukça kritik bir role sahip ve bunun fersah fersah üstüne çıkıyor. Benim açımdan oyunun en vurucu tarafı da Özlem Zeynep Dinsel’in oyunculuğuydu. Çocukluğundaki çekingenlikleri, büyüdükçe içinde olduğu ilişkinin yanlışlığını keşfedişi ve eniştesiyle ilişkisini sunuş şekliyle harika bir iş çıkarıyor. Kapana kısılmış, kaybolmuş o kız çocuğunu ve ardından yorgun, kırgın ve farkındalığa sahip o kadını seyirciye öyle güzel anlatıyor ki!

Araba Kullanmayı Nasıl Öğrendim, evet, izlemesi güç bir oyun. İçinde olmayı dilemeyeceğimiz bir ailenin içine düşmek gibi… Ama tiyatronun bir amacı da bu değil mi? Gözlerini sahneye dikmiş seyircileri huzursuz etmek ve onları duymaya zorlamak. Paula Vogel’in zekice yazılmış, incelikli oyununu huzursuzca izleyin ve tüm bunların bir başkasının gerçeği olduğunu düşünün. Belki de bu farkındalık bize iyi gelecek olandır.

Çocuklara sarılacak yaralar değil, sahiplenecek hayaller bıraktığımız günler olsun!

Yorumlar

Popüler Yayınlar